Anladığım kadarıyla; herkes anladığı kadarını yaşıyordu, bu hayatın.
Hangi dönemde yaşadığımızın hiç bir önemi yoktu.
Her dönemi aynı şeyi anlatıyordu.
Her dönemeci aynı çıkmaza çıkıyordu.
Kim olursak olalım herkes anladığı kadarını yaşıyordu.
Kim olduğumuz değiştirmiyordu, hikayenin sonunu.
Kim olursak olalım hikaye hep aynı bitiyordu.
Dört bir yanı tutunamayacağımız şeylerle doluydu bu hayatın.
“Dört bir yanı” diye bir şey de yoktu aslında.
Kelimenin hapsindeki bir alemin gerçeği, kelimeyi kelimeye hapseden bir anlatımla anlatılıyordu.
Köküne tutunamayan kelimeler ile dolu bir kitaptı ki bu hayat;
Yaprak yaprak kendini anlatıyordu.
Yaprak yaprak dökülüyordu.
Yaprak yaprak anlatıyordu, köküne tutunamayanların sonunu.
Kökü birdi her şeyin.
Kökü birdi bu hayatın her bir kelimesinin.
Tüm ağaçlar kendisine tutunmaya çalışan yapraklarla doluydu..
Hiç bir kağıt tutunamıyordu o ağaca!
Hiç bir kalem tutunamıyordu!
Aynıydı hikayeleri, kağıt da kalemde aynı ağaçtan yapılıyordu.
Aynıydı hikayeleri, kağıt da kalemde aynı kökten geliyordu.
Aynı ağaçtan yapılıyor olmaları değiştirmiyordu o gerçeği.
Aynı kökten geliyor olmaları aynı yapmıyordu iki ayrı kelimeyi.
Köküne tutunamayanların hikayesiydi bu.
İkisi de aynı kaybolmuşluğun acısıyla, İkisi de kendini bulabilmenin telaşıyla kelimeden kelimeye dönüşüyordu.
Kelimesi kelimesine tutunamıyordu, bu hayatın hiç bir cümlesinin.
Harfi harfine tutunamıyordu bu hayatın hiç bir kelimesinin.
Köküne tutunamayan kelimeler ile dolu bir kitaptı ki hayat;
Kelimesi kelimesine “bana tutunma diyordu”
Tutunulacak tek gerçekti bu!
Hiç kimse değiştiremezdi bu gerçeği.
“Gerçek” öyle bir şeydi ki değişmez, değiştirirdi.
Her şeyi değiştiren bir şeyi kim değiştirebilirdi ki?
Her şeyi değiştiren bir gerçeğe hangi yalan meydan okuyabilir ki?
Hangi ağaç meydan okuyabilirdi ki sonbahara?
Hangi ağaç peşinden gidebilirdi dökülen yapraklarının?
Hangi ağaç kökünü terk edebilirdi?
Hangi kelime yazıldığı yeri terk edebilirdi?
Kim kökünden söküp atabilirdi bu gerçeği?
Ağacı ağaç yapan kökü değil miydi?
Kelimeyi kelime yapan kökü değil miydi?

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

henry

henry Son yazıları (hepsini göster)