Gümüşi bir buhurdanın rayihası parlattı sokaktaki emekçi insan ellerini,
Limoni bir koku yayıldı,bitmiş bayramların sofrasından,bayramlar meçhule ellerini salladı, Siyahi bir arbede başladı insanların arasında,münakaşa iklimi tüm cihanı salladı,
Semavi bir silsile mi gerek,yoksa küçücük bir gülücük mü sevgilerin adı,
Sessizlikte esrikleşen bir boş bardak gibi,uzun gecelerde yahşi anların yâdı,
Mor sümbüllerin ekseninden sıçrar bir bülbülün güle olan itimadı,
Merhale dolu sokakların pençesinden kurtulanların nedir istidadı?
Meçhul acılar mahzeni açıldı sessizce koyu gecenin zeminine,
Küçük bir çocuk çıkardı kafasını hayali penceresinden,dilindeki rehinine,
Küçük bir çocuk dini bir metin içinde okudu sonsuzluğun gözlerinin içini,
Küçük bir çocuk sabah yelinde söyledi acıların ilk ilahisini,
Küçük bir çocuk aldı eline yetimlik yaftasını,yazdı meçhulluğun hikayesini,
Küçük bir çocuk verdi gençliğini bir monşere.çizdi geleceğinin reçetesini,
Küçük bir çocuk serdi yalnızlığını gökyüzüne,kutsadı yalnızlığının sisini,
Küçük bir çocuk iltifat etti küçük bir kız çocuğuna,okşadı kör nefesini,
Gözlerini görseydi eğer Mecnun,mecanin olurdu,
Meçhul acılar mahzeni kapandı sessizce,geceye yıldız doldu…….

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

ercaga

ercaga Son yazıları (hepsini göster)