Zıtlıkların rüzgarıyla kendinden geçiyor insanlar gecelerde, İnsan kafilesi yalnızlık biliyor sanki yapayalnız şehirlerde,
Şehirlerin herc ü merci sonsuzluk biliyor hislere yansıyan tılsımları,
Tılsımların esrarı dağılıyor insanların gezdiği sokaklarda, Sokakların ruhu çağırıyor sanki zihinleri kurcalayan sorunları,
Sokakların kozmosu kendi ruhuyla besliyor yalnızlıkta sürünen hayatları,
Hayatlar debeleniyor kimliklerini unuttukları bedenlerde,
Bedenler zedeleniyor yalnızlığa bağlanan cürümlerle,
Cürümler heyulalar gibi aksetti odalara, titretti aynaları,
Aynalar insanlar gibi belli belirsiz girdi odalara,ürpertti eşyaları,
Eşyalar insanların benliğini yoğurdu yüzyıllarca,hükmetti insanlara,
Zıtlıkların rüzgarı sona erip rüyaların tekellümü başladı gecelerde,
Zıtlıkların savurduğu insan rüyaların meskenine sığındı saniyelerce,
Rüyaların tekellümü yankılandı değerini yitiren antika saatlerde,
Gerçekleri ardınızda bırakıp benim meskenime sizler kaçtınız,
Gerçek sevgiler yalnızca rüyalarda tekrar ederdi zamansız….

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

ercaga

ercaga Son yazıları (hepsini göster)