Bir gam gibi ürküttük içimizde tutuşturduğumuz ateşi,
Gam tutar freskleri tarihi yapıların gramafonlarını keserek,
Hüzün tutar bir bedeviyi çölsüzlüğünden seraplar umarken,
Hengâmeler yutar bir şehirliyi gözleriyle sevdiklerini yutarken,
Saçlarında değirmen olan kızların şarkısı tutar derlerdi,
Tutar ve öğütür saçlarındaki değirmenlerle civan kızlar şaşkın oğlanları,
Tutar ve övünür kibriyle zaman,bakışlarından gözler akarken,
Kendi içinde yaşayan ölüsünü kucaklar gibi fresklerdeki kadın,
Kucaklar ve benliğini taşır duvarlarda duran kabrine,
Gramafonlar çalar ölüm şarkısını fısıltıyla,
Şehirli çıkar hengâmelerden,ulaşmak ister bozkırlara,
Saçlarında değirmen olan kız neşe katar düğünlere,
Şaşkın oğlanlar esrik kalpleriyle dönerler evlerine,
Biz süsledik yollarla, içinde dolaştığımız hisli geceyi,
Devlet gibi kutsadık yalnızlığı,
İkisinin de önünde saygıyla eğildik….

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

ercaga

ercaga Son yazıları (hepsini göster)