Gerçek anlamda güzelliği fark edilemeyen her şeyin adıydı bu.
Uykusundan uyandırılamamış tüm güzelliklere “Uyuyan güzel” deniliyordu.
Bir masal dinlemiştim küçükken,
Prensesin birine “Uyuyan Güzel” deniliyordu.
O masalı duymayan da yoktu zaten.
Kime sorsanız “evet duydum” diyordu.
Fark etmek gerekiyordu işte!
Bazen, duymak yetmiyordu.
Hiç bir masalın kahramanı değiştiremiyordu, o masalın masal olduğu gerçeğini.
Ne anlattığını anlamadığımız tüm masalların adı aynı oluyordu.
“Uyuyan Güzel” deniliyordu, uykusundan uyandırılamamış tüm güzelliklere.
Bir masaldı ki hayat;
O masala inanmak; pamuk ipliğine bağlanmak gibi bir şey oluyordu.
Pamuktan bile prensesleri vardı hatta bu hayatın, “hiç uyanmayan.”
Masallardan açılmışken konu, Pamuk Prensese değinmemek olur mu?
Hangi beyaz atlı prens kurtarabilirdi pamuk ipliğine bağlanmış bir prensesi.
Pamuktan prenses olunca işte böyle oluyordu.
Pamuk Prenses bile aynalardan medet umuyordu.
Aynaların en sihirlisi bile aynı yalanı söylüyordu.
Tüm “uyuyan güzeller” gibi o da yanılıyordu.
Pamuk Prensesti adı, uzun boyluydu.
Uzun boylu olmak yetmiyordu işte!
Kısa bir aklın yanında, yedi cücelerin en cücesi bile daha selvi boyluydu.
Uzun boylu olmanın boyu yetişmiyordu bazen hakikati görmeye.
Boyu yetişmiyordu bazen insanın kendine bile.
Uzun boylu olmak her zaman iyi bir şey değildi.
Yükseklik korkusu olan birinin uzun boy neyine?
Yükseklik korkusu olan bir kuşun kanat neyine?
Pamuk prensesti adı. Aynalardan medet umuyordu.
Uyuyan Güzellerden biriydi işte çoğumuz gibi!
Birçoğumuz gibi o da uyuyordu.
Kendini görebilmenin yolunun aynalardan geçtiğini sanıyordu.
Kendini görebilmek için aynalara bakıyordu.
Alay ediyordu onunla aynalar.
Alay ediyordu bizimle aynalar.
Aynalar ona, onun tersini gösteriyordu.
Aynalar bize, bizim tersimizi gösteriyordu.
Kendini görebilmenin yolu bir başkasından geçiyordu.
Bir başkasını göremeyen birinin prenses olması bir şeyi değiştirmiyordu.
Bir başkasını göremeyen kendini göremiyordu.
Gerçek anlamda güzelliği fark edilemeyen her şeyin adıydı bu.
Uykusundan uyandırılamamış tüm güzelliklere “Uyuyan güzel” deniliyordu.
Bir masal dinlemiştim küçükken.
Halen devam ediyordu.
Hiç bitmiyordu!

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

henry

henry Son yazıları (hepsini göster)