Bir adam çıktı evinden yorgun gökyüzü maviliğinden ayrılırken, Bir kadın çıktı uykusundan zaman tılsımından sessizliğe haykırırken,
Bir gün çıktı parıltısından bunaltının gölgesinden geceler bakınırken,
Bir gece çıktı karanlıktan günlerin hükmünden başıboş sıyrılırken,
Bir menevşe çıktı bahçelerden gülün yüzüne baktı diye mosmor,
Bir papatya çıktı bahçelerden güneşin eli değdi diye ortası sapsarı,
Bir esaret çıktı saklı şehirlerin zerresinden,acının eli değdi diye kaskatı,
Bir hürriyet çıktı küçük bir müvezzinin sesinde,hürriyetin nefesi değdi diye dipdiri,
Bir yağmur çıktı yalnızlığıyla oynayan bir gencin yüzünden,yüzü ıslak, Gün döndü yeryüzünde,gece taşırdı kelimeleri,kelimeler döküldü kağıtlara,
Terennümünü işitti sokaklar,tartırtkça ağırlaşan terazilerin,sesler döküldü mekânlara,
Tereddütü yaşadı holler,insan kişilikleri gezinirken üzerlerinde,
Yağmurun nâleleri rüzgârların arasından geçip gitti,
Yağmurun nâleleri mevsimlerin arasında ikilemli bir zamandı…

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

ercaga

ercaga Son yazıları (hepsini göster)