Gürültülerin medfeninde bir bulutu yakıyor ellerini ışıkla ıslatan güneş,
Nice oyun,nice hengâme,nice yalnızlık parlaklığıyla eş,
Nice düğün,nice oymak,nice müessese senin pınarında serkeş,
Açarlar ellerini insanlar senin sıcağınla,umudunla yaşar,
Açarlar gövdelerini,gövdesiz coğrafyalara fütursuzca,
Anımsarlar bir çocuğun öldüğünü,bir ölünün çocuğunu yıllarca,
Bilinmezler mehtabında geceleri unutup seni hatırlayınca,
Kadın erkek unuturlar kimliklerini,cedlerini sen gözlerinde parladığında sevgilerin,
Sevdiklerini,sevmediklerini anlatırlar yıldızlara sessizce,
Gelgitlerini sunarlar sokaklara,kaynağından kopan ay misali,
Bir saniyelik tebessüm andırır Beyoğlu’nda yürüyen bir kız kahkahasını,
Bir saniyelik hüzün andırır varoluşun yüzündeki sessizliği,
Sessizliğin medfeninde bir yalnızlık anılarını yakıyor bir karşıtlık denizinde,
Menbaını unutmuş bir çavlan gibi koşturuyor evlerde,
Zamansız çalan saatlerin muvakkiti gibi titriyor elinde zaman,
Yalnızlığın yalnız anıları sarkarken odalardan,
Güneş de kayboldu,yalnızlık da kayboldu dakikalarca…

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

ercaga

ercaga Son yazıları (hepsini göster)