Çarşıların önünden geçerken sessizlik duydu sesini ilkbaharın,
İlkbaharın neşvesiyle kıpırdamaya başladı nebatat,
Nebatatın çehresinde sıkkın bir gölge,esrik bir tat,
Sıkkın gölgelerin nefesinde doğarken güneş,sesini duydu karıncaların,
Karıncaların bedeninden sonsuzluğa sıçradı fâni bir at,
Sonsuzluğun bedeninden geçen insanlık aradı mutluluğun habitatını,
Bir kıvılcımı kanıyla yıkayan çocuğun ahını duymadı insanlık,
Bir kederi bakışsızlığıyla usuna tıkayan çocuğun gözlerini görmedi insanlık,
Gecelerce kendi benliklerini taradı aynalarda insanlık,
Gündüzlerin telaşında tenhalığını aradı insanlarda insanlık,
Çarşıların önünden geçerken gürültüler duydu sesini evlerin,
Evlerin kadehinden yansır ışık misali kapı eşiklerinde duran zaman,
Evlerin kadehinden yansır çocuksuzluğunu odalarda unutan çocuk,
Görür aynaların içinde renkli düşlerini,ulaşamaz aynalara ayaksızlığıyla,
Çocuk görür yerde aynalardan sıçrayan yırtılmış gecelerin prospektüsünü,
Çocuk okudu prospektüsün üstünde yazan yazıyı:
Yırtılmış gecelerin acısının ilaçları şunlardır çocuğum:
Zaman ve zamanın içinde okunan şiirlerdir…

İçeriği aşağıdaki sekmelerle değiştirebilirsiniz.

ercaga

ercaga Son yazıları (hepsini göster)